İçeriğe geç

İnsanlar neden göçmen olur ?

İnsanlar Neden Göçmen Olur?

Günümüzde göç, bir sürü farklı sebepten dolayı insanların hayatlarına etki eden bir konu haline geldi. Kimisi daha iyi bir yaşam arzusuyla, kimisi de kaçmak zorunda kaldığı sebeplerle ülkesini terk ediyor. Ama bence asıl mesele şu: Göçmen olmanın eğlenceli tarafları neler? İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir insan olarak, bunu gündelik hayatla ilişkilendirerek, aslında neden göçmen olunduğuna dair biraz komik, biraz derin bir bakış açısı sunmak istiyorum.

Göçmen Olmanın Zorlukları, Ya da Sadece Gelişen Teknolojinin Bize Gösterdiği Yeni “Korkular”

Hadi gelin, insanın köklerinden kopup başka bir ülkede hayat kurmaya çalışmasının düşündüğümüz kadar “romantik” bir şey olmadığını kabul edelim. “Gelişim, ilerleme” diye adlandırdığımız bu süreç, bazen istediğiniz gibi gitmeyebilir. Mesela, bir sabah uyandığınızda, Google Maps’te bir restorana yöneldiğinizde, o meşhur “Beni takip et, bende git” tabelası ile karşılaşabilirsiniz. O an aklınıza sadece bir şey gelir: “Yarabbim, bu yabancı dilde ‘merhaba’ diyebilmek için 3 yıl dil kursu mu alacağım?”

Bir gün, tüm dünya gibi Türkiye’de de dijitalleşme ön plana çıkınca, insanlar artık evlerinden dışarı çıkmıyor. Mesela “Yabancı dil öğrenme” kavramı, tamamen video izleyerek, her şeyin üstesinden gelme çabası haline geldi. O yüzden ben de her yeni dil öğrenmeye karar verdiğimde, bir yandan da kendime derin derin sorular sorarım: “Daha önce ne zaman Fransızca duydum ki ben?” Bir dakika, neyi konuşuyoruz, evet İngilizce yeterli ama bir de Fransızca öğrenmem gerekmiyor mu? Bir de işin içinde okuduğum kitapları müzikle kombinleyip “benimkisi bir tutku” havasına sokmaya başladım.

Tabii ki “yabancı dil” meselesi, göçmen olma konusunda hemen kendini gösteriyor. Gerçekten de yeni bir dil öğrenmek zor, ve insanı bir anda yavaşlatıyor.

İzmir’den Almanya’ya: Kendi İronimi Yaratıyorum

Almanya’dan Türkiye’ye, İngiltere’den Fransa’ya kadar her göçmen, her adımda bu dil meselesiyle yüzleşmek zorunda. Bu konuda beni en çok güldüren şey, daha önce yazdığım bir günlüğümde rastladığım bir anıydı. Bir arkadaşım Almanya’ya yerleşmek üzereydi ve “Almanca öğreniyorum” dediğinde, benim aklıma ilk gelen şey, hemen telefonumdan “Duolingo”yu açıp günde 15 dakika ders yapmaktı.

Ama asıl komik olan kısmı şu: “Haben Sie verstanden?” (Anladınız mı?) diyen birini duyduğumda, “Evet” demek yerine, tam tersi bir cevap verip “Tabii, anlamadım ama bakalım, öğrenelim” dedim. Sonra gözümün önünde herkes Almanca konuşurken, bir tek ben doğru düzgün kelime öğrenememiş oldum.

İronik değil mi? Almanya’ya gitmek isteyen insanlar, dilini öğrenmek için yanıp tutuşuyorlar ama biz burada Türkiye’de aynı dili komik bir şekilde kullanıyoruz ve aslında göçmen olmak, bir yandan komik bir serüven oluyor. Çünkü Türkiye’den Almanya’ya gitmek isteyen insanın yanına dilinden daha fazla “kelime türemeleri” almanız gerekiyor!

Türk Göçmeni Olmanın Eğlenceli Yanları

Her göçmen, yeni bir hayat kurarken, eski hayatının izlerini de taşır. Türkiye’nin köyünden bir gencin Avrupa’da başarılı olma arzusu, elbette çok önemli bir motivasyon kaynağıdır. Ama bu başarı meselesi, bazen o kadar karmaşık hale gelir ki, bir göçmen olarak Avrupa’daki yeni hayata başladığınızda kendinizi “yabancı” gibi hissedersiniz.

Bir gün, bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Ben Almanya’da ev kiraladım, bu kadar da çabuk alışamam, sana söylemiştim değil mi?”

Tabii ki Almanya’ya göçmen olduktan sonra o kadar hızlı ev kiralamak gerçekten de başarılı bir şeydi, ama o kadar çok düşündüm ki… Yani şimdi kendim bir Yunan restoranında yemek yerken, “Çok iyi düşünmüşsünüz” derken, acaba “Almanya’daki ‘bira’ mantığını doğru çözemedim” diye mi düşündüm? Sonuçta, göçmenlik bazen psikolojik oyunlarla tanımlanır!

Göçmen Olduktan Sonra Sadece Dil Sorunlarıyla Kalmazsınız

Dil konusu bir yana, göçmen olduktan sonra karşılaşılan başka sorunlar da vardır. Bir göçmenin en büyük derdi, yeni çevreye nasıl uyum sağlayacağıdır. En basitinden şu örneği vereyim:

“İstanbul’dan geldim” dediğinde, karşıdaki kişi nasıl cevap verir?

“Haa, orası kalabalık bir yer mi?”

“Evet, ama yani… İstanbul… Yani bence o kadar kalabalık değil aslında. Bu, ‘burada’ kalabalık diye nitelendirilen bir kalabalık değil, bu kadar şey anlayacak kadar bilgi birikimim yok, hani tabii bu durumda her şey birbirine giriyor.”

Göçmen olduktan sonra, tüm bu sosyal normlara nasıl uyum sağlayacağınız ve karşılaştığınız zorluklarla nasıl başa çıkacağınız, günlük yaşamı doğrudan etkiler. Göçmen olmanın, başından geçen komik anlar bir yana, yeri geldiğinde zorlayıcı olabileceği de bir gerçek. Ama işin sonunda fark ettiğiniz şey şu: Bu sadece başka bir ülkede yaşamak değil; aslında başka bir dil, başka bir kültürle anlaşmak için zihinsel bir savaş açmaktır. O yüzden “İyi misin?” dediğinde “İyiyim, ama biraz içsel bir yolculuktayım” diyebilmeniz de bir başka komik tarafıdır.

Göçmen Olmak, Bazen Farklı Bir Kimlik Kurmak Demek

Bir gün, bir arkadaşımın bana sorduğu bir soru beni derinden etkilemişti: “Göçmen olmanın ne anlama geldiğini düşündüğünde, acaba sadece bu kadar basit mi görüyorsun?”

Gerçekten de insan göç ettikçe, sadece o yeni ülkenin kimliğiyle değil, kendi kimliğiyle de yüzleşiyor. Göçmen olmak, bazen iki kimlik arasında sıkışmak demektir. Örneğin, bir İzmirli olarak Avrupa’ya adım attığınızda, “İzmirli olmanın” size kattığı özelliklerin birçoğu, öteki ülkede bir şey ifade etmeyebilir. Ama yavaş yavaş, o kimliği orada yeniden inşa etmeye başlarsınız.

Sonuç Olarak: Göçmen Olmak Eğlenceli Bir Oyun

Sonuçta, “İnsanlar neden göçmen olur?” sorusuna verilen cevap, bazen basit gibi görünse de, bazen oldukça karmaşık bir hale gelir. Bu yazıyı yazarken, kendi göçmenlik deneyimimi dondurmuş gibi hissediyorum. Kendimi bir yabancı gibi hissetsem de, bazen de o yabancı olmanın bana sunduğu fırsatları keşfetmek bana yeni bir göz açıyor. Göçmen olmanın en büyük eğlencesi de burada yatıyor: Tüm bu zorluklara rağmen, farklı bir kültürde, bazen absürt bazen çok gerçek bir şekilde, kendi kimliğini bulmak!

Göçmenlik, bazen zorlu bir yolculuk ama her zaman yeni bir şey öğrenme fırsatıdır. Belki de en önemlisi, yeni bir dil öğrenmekten çok, farklı insanlarla tanışmak ve bir yerde kök salmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş